DEVLERİN BÜYÜK BULUŞMASI

Türkiye’nin Unutulmaz Üç Assolisti

Emel Sayın, Muazzez Abacı ve Seçil Heper

Anadolu Gösteri Merkezinde, 21 Kasım Cuma gecesi Ankaralı hayranlarına, sahne dekoruyla, ışığıyla bir gazino atmosferi yaşattılar ve müzik ziyafeti çektiler.

Üçü de Türk Müziğine gönül vermiş, duygulu sesleri, içten yorumları ve yıllarca aynı çizgide korudukları sanatçı duruşlarıyla sevgimizi, saygımızı kazanmış gerçek sanatçılar.

Konserde ilk olarak, Muazzez Abacı “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” Türk Sanat Müziği eseri ile sahne aldı. Seçil Heper ve sonrasında Emel Sayın’ın sahne aldığı konserde, her üç sanatçı da sanat hayatlarına ilk adımlarını attıkları Ankara’da olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söylediler. İlk konserin Ankara’da olmasının onlar için çok özel olduğundan bahsettiler. Ankara Radyosundan anılar anlatan Muazzez Abacı; “Seçil hepimizi atlattı, İstanbul’a Maksime gitti, Fahrettin Aslan’ın çok yakın arkadaşı ile evlendi ve sahnelerden çekildi. Fahrettin Aslan da senin radyoda arkadaşların vardır, senin yerine Maksime onu alalım demiş, ben de böylece Maksim’de sahne almış oldum” açıklamasında bulundu. Birlikte Eski Dostlar şarkısı ile başladıkları konserin ikinci yarısında, birbirleri ile ilk şarkıyı okuma konusunda şakalaştılar. Kura mı çekelim derken, en güzel oynayan ilk okusun dediler ve Seçil Heper oryantal danstaki hünerini göstererek, ilk olarak şarkı okudu. “Ankara, Ankara Güzel Ankara” marşı ile de konseri sona erdirdiler.

Mavianne: Sahnede Gazino Rüzgarı estirmenizi sağlayan ve sizi aynı mikrofonda buluşturan bu proje nasıl doğdu?

Emel Sayın: Bu proje Sinan Kuzucu’nun fikriydi. Sinan Beyi 2 yıldır tanıyorum. Konserlerimde çiçekler gönderirdi. Öğretmendir Sinan Bey ve Türk Sanat Müziğini çok seviyor. Girişimleri ve fikirleri çok hoşuma gidiyor, bana “öğrencilerime Türk Sanat Müziğini sevdirmek istiyorum birlikte konserler yapalım mı” dedi. Biz birlikte 3 konser yaptık İzmir’ de. Daha sonra tam bir profesyonel olarak bu işe soyundu. Bize teklif getirdi biz de buna çok sıcak baktık. Ankara’ya Muazzez’in, Seçil’in ve benim vefa borcumuz var. Ankara Radosunda yetiştik üçümüzde ilk konserin Ankara’da olmasını istedik.

Mavianne: Üçünüz de profesyonel yaşamlarının ilk yıllarını, konservatuar olarak kabul edilen ‘Ankara Radyosu’nda geçirdiniz. Daha sonra İstanbul’da gazinoların altın çağı’na assolist olarak imzanızı attınız ve yine bugün özlemle anlatılan ‘İzmir Fuar Gazinoları’nın vazgeçilmez isimleri oldunuz. Yıllar sonra bir araya gelip, o günleri tekrar yaşamak sizler için ne ifade ediyor?

Üçümüzde çocuklar gibi heyecanlandık. Çok eğleniyoruz provalarda, kuliste, sahnede. Eskileri anlatıyoruz, gülüyoruz, eğleniyoruz hem de, duygusal anlar yaşıyoruz. Çok hoş bir şey bu.

Mavianne: Sanat yolculuğuna başladığınız ilk günlerdeki gibi, önce Ankara’da sonra İstanbul ve İzmir’de devam ettireceğiniz bu konserlerden sonra, bir canlı konser albümü yapmayı düşünüyor musunuz ?

Bu konserlerden sonra canlı kayıt albümü olur mu bilemiyorum, hiç konuşmadık. Geçen haftalarda İstanbul’da Selahattin Pınar ve Saadettin Kaynak’ın sevilen şarkıları ile konser yaptım, canlı kayıt albümü olacak o konserler.

Mavianne: Geçmişten bugüne bizi duygulandıran Türk Sanat Müziğinin o güzel fasıl şarkıları ile tam bir sanat gecesi ve nostalji esintisi yaşadık bu gece. Bu muhteşem üçlüyü daha sonra da birlikte sahnelerde görebilecek miyiz?

Sinan Bey’in öyle bir fikri var, bize devam etmeyi düşünür müsünüz dedi. Biz de çok mutluyuz birlikte olmaktan, devam edebileceğini düşünüyoruz.

Mavianne: Üçünüzün her zaman tatlı bir rekabet içinde olduğunuz yazılıp çizildi. Bu rekabet sanat hayatınızı nasıl etkiledi?

Emel Sayın: Rekabet tabii yıllar öncesinde çok daha bariz şekildeydi. Rekabet olmaması mümkün değildi tabi, gazinolarda assolistlik yapıyorduk ve birbirimize rakip oluyorduk. Ne kadar iyi arkadaş olsak da rekabet oluyor. Ama hiçbir zaman dargınlık, kırgınlık olmadı aramızda. Hepimiz başarılı olmak için çok çaba sarf ettik. Şu anda olgun yaşlara geldik daha olgun düşünüyoruz. Tabi rekabet olacaktır, insanın yapısındaki bir durum bu, ama bu hiçbir zaman kırgınlığa dönüşmeyecektir. Hiçbir zaman kimseyi rahatsız edici bir şey olmayacaktır.

Mavianne: Pek çok müzik albümünün yanı sıra Feride, Mavi Boncuk gibi unutulmaz sinema filmlerinde de rol aldınız. Yeniden bir sinema filminde veya bir müzikalde rol almayı düşünüyor musunuz? Günümüzde, eski filmlerin modern versiyonu dizi olarak çekiliyor. Sizin filmlerinizin de tekrar çekilmesini ister misiniz?

Emel Sayın: Çok güzel düşündünüz tabi. Bunu yapımcıların düşünmesi lazım. Hoş olur, teklif olursa düşünebilirim tabi.

Mavianne: Kostümlerinizi çok şıktı, konser için yeni kostümler mi diktirdiniz?

Emel Sayın: Benim iki kostümümü modacı Sadık Kızılağaç hazırladı. Bugün mor kostümümü giyindim. İkincisini İstanbul’a sakladım. İlk giyindiğim siyah kostümümü de bana çok yakıştığını söyledikleri için giyinmek istedim.

Mavianne: Konser sonrası yorgunluğu ile bizim sorularımızı yanıtladığınız için çok teşekkür ediyorum.

Emel Sayın: Ben teşekkür ederim.

Reklamlar